Abant Gezi Rehberi – Abant & Gölcük & Yedigöller

by Öykü Yalçın

Özellikle İstanbul ve Ankara’da yaşayanlar için muhteşem bir hafta sonu kaçış rotası olan Bolu Abant ve Gölcük için yola çıkıyoruz! Doğasına hayran olacağınız, dört mevsim de ayrı keyifli olan bu seyahatte
Abant Gezi Rehberi ile sizi tavsiyelere boğmak istiyorum. Ben oksijen ve mutluluk dolu bir hafta sonu geçirdim, siz de kendinizi bu cennete atmak ister misiniz?

Başlamadan önce tüm gezilerime eşlik etmek ve benimle beraber gezmek için Youtube kanalıma abone olmayı unutmayın! Kanlı canlı heyecanla size Abant gezimizi anlattığım videoyu da kanalda bulacaksınız.

Instagram hesabımdan benimle iletişime geçin, tüm seyahat mevzularını konuşalım 🙂

Abant’a Ne Zaman Gidilir?

İçtenlikle söyleyebilirim ki Bolu bölgesinde Abant da, Gölcük de, Yedigöller de her mevsim ayrı keyifli. Yemyeşil bir doğa içinde huzur bulmak isteyenler ilkbahar ve yaz aylarında, yeşil renk paletine turuncu ve kırmızı tonları karıştırmak isteyenler sonbaharda, karların güneş ışığında eriyerek çam ağaçlarının dallarından süzülmesini izlemek isteyenler kış aylarında kendini Bolu’da bulabilir.

Çocuklu ailelerin Sömestre dönemi tatil için keyifle vakit geçirebileceği Abant bu dönemlerde kalabalık olsa da dediğim gibi kolay bir gezi rotası.

Lakin kışın seyahat edecekler neredeyse bütün kış her yer beyaza bürünmüş olduğundan kar tatili için biçilmiş kaftan olan bu gezi rotasına çıkarken, kar botu, kar montu, içlik gibi eşyaları unutmasın; yoksa kar topu savaşında eğlenirken donabilirsiniz! Kışın yollar kapandığından Yedigöller’e giremezsiniz muhtemelen ama Abant Gölü donmuş olacak, Gölcük’te ise yine göl donmuş ve Göl Evi kar prensesinin şatosu gibi manzara eşliğinde sizi bekliyor olacak!

Abant’ta Kaç Gün Kalınır? Günübirlik Abant Gezisi Olur Mu?

Niyetiniz Abant, Yedigöller veya Gölcük’ü günübirlik gezip akşam İstanbul’a, Ankara’ya ya da arabayla varılabilecek uzaklıktaki evinize dönmekse 1 günde ancak bunlardan birini gezebilirsiniz. Örneğin daha önce Yedigöller’e kışın karlar altındayken girmeye çalışmış ama yollar kapalı olduğundan giremeyip daha sonra sonbaharda günübirlik gelmiştim ve o gün sadece Yedigölleri gezmeye vakit bulabildim.

Abant ve Gölcük’ü aynı güne belki sıkıştırabilirsiniz ama koşturmalı olur; sakin, doya doya vakit geçiremeyebilirsiniz. Ancak bizim bu seyahatte yaptığımız gibi 1 gece konaklamalı Abant gezisi ayarlarsanız dönüş gününüzde otelden çıkıp Gölcük yoluna koyulabilirsiniz. Bana kalırsa 1 gece konaklama ideal, fazlası sıkabilir. Sonbaharda geliyorsanız Yedigöller’de kamp yapmayı da düşünebilirsiniz.

Abant Ulaşım – Abant’a Nasıl Gidilir?

İstanbul’dan Abant’a 3,5 saatte, Ankara’dan da 2,5 saatte arabanız ile varabilirsiniz. Buraya arabasız gelmek baya zor, çok da mantıklı değil. Abant Gölü Tabiat Parkı‘na otomobil giriş ücreti 15 TL. Yaya olarak girerseniz bu ücret kişi başı 5 TL. İstanbul’dan gelenler yol üzerinde Mehmetçik Vakfı’ndaki Starbucks’tan kahvesini alıp yola çıkabilir. Yol üzerinde de gidiş ve geliş istikametlerinde bulunan Berceste şubeleri buraların en iyi mola vermelik dinlenme tesisleri aklınızda bulunsun.

Abant Konaklama – Abant Otel Önerisi & Abant’ta Nerede Kalınır?

Abant’ta nerede konakladığınız bence gezinizin kalitesi açısından önemli bir konu çünkü doğada geçireceğiniz zaman haricinde özellikle akşam saatlerinde yapacak bir şey olmadığından otelde vakit geçireceksiniz. İşte bu da Abant otel tavsiyesini önemli kılıyor.

Abant’ta konaklayabileceğiniz bölgeler; bir, göl çevresindeki daha manzaralı ama daha fiyatı yüksek oteller, bir de Tabiat Parkı’na girmeden gölden 10 – 20 kilometre uzaklıkta yol üstünde bulunan, nispeten daha uygun fiyatlı oteller olarak ikiye ayrılıyor.

Abant göl çevresindeki otellerden en bilinen, meşhur olanlar: Büyük Abant Oteli, Taksim International Abant Palace, Taksim International Abant Köşk Otel. Ben bu seyahatte Taksim International Abant Palace‘da kaldım. Çocuklu aileler ve konfor arayanlar için güzel bir seçenek. Kapalı havuz, jakuzi, sauna gibi ıslak alan kullanımın dahil olduğu Spa’sı, açık büfe sabah kahvaltısı ve akşam yemeği var. İçecekler her türlü ücretli. Birkaç aile birlikte çıktığımız bu gezide bilmeden Sömetre dönemine denk geldiğimizden fiyatlar gecelik oda başı 500 – 600 TL civarındaydı. Yani bence yüksek fiyatlı beş yıldızlı bir otelde içtiğiniz koladan kahveye her şeyin ekstra olması saçma ama buralarda otel sistemi böyle işliyor. Bir de odadaki bonelerin havuzda kullanılmasına izin verilmeyip hijyen değil de sadece ticari amaçla 10 TL’ye bone satılmaya çalışılması saçmalıktı ama ne yapalım, böyle yatışlı otel tatillerinde durum bu. Siz bonenizi unutmayın 🙂

Bir de gölden uzak oteller var demiştim. Biz, dediğim gibi Sömetre’ye denk gelip gruba sonradan eklenince yer bulamayıp Abant Korupark diye bir otelde yer ayırmıştık, sonra yer açılınca iptal ettik. Bir bu oteli biliyorum alternatif olarak sunabilecek, bir de meşhur Abant Yeşil Ev var. Abant Yeşil Ev de göl çevresinde yer almamasına rağmen ağaç evlerle kaplı, doğa içinde, herkesin genelde memnun kaldığı adı bilinen bir otel. Tercihiniz göl dışında konaklamak olacaksa değerlendirebilirsiniz. Yalnız hafta sonu Tabiat Parkı’na girişte araba kuyruğu olabileceğini göz ardı etmeyin.

Bolu Çevresinde Gezilecek Yerler

Abant Gölü Tabiat Parkı’na giriş yapmadan önce Abant yoluna girdiğinizde bir sürü sucuk ekmek yapan yer göreceksiniz. Burada yol üzerinde tanesi 15 TL’ye odun kömür sobasının sıcağında sucuk ekmek yiyebilirsiniz. Yanında karnıbahar turşusu, közlenmiş biber, domates ve ayran ile damak şenlendirdikten sonra Milli Park alanına giriş yapmaya hazırsınız!

Otele giriş yapıp kar kıyafetlerine bezendikten sonra artık göl etrafında güzel bir yürüyüşle ciğerleri oksijen bombardımanına tutmak serbest. Yürüyüşü keyifsiz kılan tek şeyse eskiden olmayan ama son gittiğimizde epey yaygınlanmış faytonlar! Yazık hayvancıklar soğukta işkence çekiyor, sizse daracık orman yolunda fayton geliyor diye sürekli kenara çekilmekten yürüyüş keyfinizi bozuyorsunuz. Ne olur binmeyin, bindirmeyin..

Yürüyüşün molası tabii ki Abant Köşk’te sıcacık salep veya Türk kahvesi eşliğinde olacak! Burada bir şeyler içmeden Abant’tan dönmüyoruz hiç bir zaman. Ritüeli tamamladıktan sonra kendine güvenen gölü tam tur yapıp bitirsin, bizim gibi yorgun savaşçılar da otele gidip SPA’da keyif yapmaya çekilsin. E sonra akşam yemeği, canlı müzik derken baya yüzyıllardır yapmadığım otel tatilini yapıp çocukluk anılarıma bol bol De Ja Vu yaptım!

Sabah kahvaltısı öncesi akşamki iki kadeh rakının etkisi göl manzaralı odamızda pencereyi açıp odayı kar havasıyla doldurmamla yok oldu. Ama nasıl 9 saat deliksiz uyumuşum!

Kahvaltı sonrası Büyük Abant Otel’in Göl Restoranında salepleri içip yola koyulduk. Bir saat sonra Gölcük’te olacaktık..

Bolu Gölcük Milli Parkı’na çıkan virajlı tepeleri bir bir aştıkça ne kadar yükseğe çıktığınızı anlıyorsunuz. Zaten hava da hemen fark ediyor. Abant’ta her yer karlıydı ama bol güneşli bir hafta sonu geçirmiştik, hiç ayaz yoktu. Gölcük öyle mi? Yükseklik yüzünden buz gibi bir hava vardı. Sırf bu yüzden yürüyüş parkurunu tamamlayamadık, bunun için buraya mutlaka bahar aylarında tekrar geleceğim. Yine de gölün kenarındaki o minik ama göz ziyafeti yaptıran evi görmek şahaneydi! Bilemedim orada kalmak mı ona dışardan bakmak mı daha güzel olan?

Bu Milli Park’ın koşullarından pek memnun kalmadık, her yer çamurdu, Abant gibi temizlenmemişti. Tam da bu doğrultuda aç olduğumuz için girdiğimiz ama hiçbir beklenti içinde olmadığımız tesis Gazelle restorandan sucuk ve köfteleri mideye indirmenin leziz mutluluğu ile ayrıldık. Böyle ören yerlerinde plastik gibi gelen yiyeceklere hiç benzemiyordu, üstelik fiyatlar porsiyon başına 20-25 TL civarında gayet uygundu.

Biz seyahatimizi burada sonlandırıp rotayı İstanbul’a çevirdik ve yol üzerinde birkaç mola vererek Pazar akşamı İstanbul’a ulaştık. Lakin bu gezi rotasında kombin isteyenler baharda gidiyorsa destinasyon olarak Yedigöller Milli Parkı‘nı ihmal etmesin, orası da çok güzel! Hatta öyle güzel ki tüm günü orada geçirmelik ayrı bir geziyi bile hak ediyor olabilir. Kamp tutkunları için zaten vazgeçilmez.

Bolu merkezde vakit geçirmek isteyenlerin aklında bulundurmasını istediğim son tavsiye ise Kubbealtı‘nda yoğurtlu gözleme yemeleri. Ay ne keyif dolu bir hafta sonu oldu!

Nasıl Bu Kadar Çok Geziyorum yazım için tıklayın.

Yurtdışına İlk Defa Çıkacaklara Tavsiyeler yazım için tıklayın.

Ucuz Uçak Bileti Nasıl Bulunur yazım için tıklayın.

Dünyaca Ünlü Festivaller Karnavallar yazım için tıklayın.

10 Soruyla Bir Seyahat Nasıl Planlanır yazım için tıklayın.

Seyahat Etmenin – Hobi Paylaşımının İlişkiler Üzerine Etkisi yazım için tıklayın.

Sizinle tüm tecrübelerimi paylaşarak seyahatinizin mükemmel olması için elimden geleni yapmaya çalıştım! Tüm sorularınızı ve yazımla ilgili yorumlarınızı aşağıda yorum kısmına bırakırsanız beni çok mutlu edersiniz.

Beni ve daha birçok fotoğrafımı instagram ve facebook adreslerimden takip edebilirsiniz.

Bunları da sevebilirsiniz...

Leave a Comment