Berlin Gezi Rehberi – Noel Pazarı Gezdik!

by Öykü Yalçın

Avrupa’nın en keyifli zamanı, ışıl ışıl Noel ruhunun sokakları parlattığı, görsel şöleni ile insanın yüzünü güldüren, soğuk havayı sıcağa çeviren enerjiyi her an hissedebildiğiniz Christmas dönemleri. 2018 Noel Pazarı rotası olarak kendimize Berlin’i seçtik! Hem o ışıltılı ruha ortak olduk hem de nevi şahsına münhasır kardeş şehir Berlin’i gezdik. Bakalım Berlin Gezi Rehberi yazısında ne tavsiyeler var! Aramızda kalsın ama Noel Pazarı deyince Almanya’da bir duracaksın!

Başlamadan önce tüm gezilerime eşlik etmek ve benimle beraber gezmek için Youtube kanalıma abone olmayı unutmayın!

Instagram hesabımdan benimle iletişime geçin, tüm seyahat mevzularını konuşalım 🙂

Berlin Kaç Günde Gezilir?

Derinlemesine müze keyiflerini bir kenara bırakıp şehrin ruhunu hissetmek, yeme içme turizmiyle mekan keşifleri yapmak, gece hayatında eğlenmek ve hafta sonunu 1-2 gün ile bağlayıp kafa dağıtmak isterseniz Berlin doğru adres. Tüm bunlar için size 3 gece 4 gün bir seyahat yeter. Daha azı olmaz belki ama daha fazla süreniz varsa keşfetmeye devam edip kolay kolay sıkılmayacağınız bir şehir.

Berlin Katedrali

Hangi Mevsimde Berlin Gezisi Yapmalı?

Her mevsimde yolunuzu düşürebileceğiniz Berlin, sıcak havalarda özellikle yaz mevsiminde ayrı bir keyifli oluyormuş. O kadar çok kanal, köprü var ki sıcak bir yaz gecesinde manzara eşliğinde şarap yudumlamak Berlin’i bir anda romantik bir kıyafete sokabilir. Ya da bizim gibi kara kışta giderseniz biraz üşür biraz ıslanırsınız ama tüm şehre yayılan geniş metro ağı ile ulaşım işini halledeceğinizden gezmenizi baltalamaz. Aralık ayında Berlin gezmiş biri olarak şehrin puslu havasının hiç de modumu düşürmediğini mutlulukla söyleyebilirim. Zaten Almanya deyince sizin aklınıza soğuk gelmiyor mu? Normali bu gibi 🙂 Yani her şekilde şans verin!

Berlin Otel Önerisi –  Berlin’de Nerede Kalınır? 

Berlin’de konaklama dediğimizde ilk akla gelen semt önerisi Mitte veya Alexanderplatz. Sebebi de turistik bölgelere olan yakınlıkları. Lakin Airbnb yapacağım, biraz daha mahalle kültürü görmek ve günlük hayata tanıklık etmek istiyorum diyorsanız şehrin hipster bölgelerinden Türk mahallesi Kreuzberg‘i ya da Neukölln‘ü de tercih edebilirsiniz.

Biz Check Point Charlie’ye pek yakın ve merkezi konumdaki Hotel Gat Point Charlie‘de kaldık. Oteli öyle sevdik, sıcaklığı ve enerjisini benimsedik ki herhalde tekrar gitsek tekrar burada kalırız.

Berlin Ulaşım – Berlin’e Nasıl Gidilir?

Berlin’e uçmak için hem Türk Hava Yolları hem Pegasus seçeneğiniz var. Bu sebeple kampanya dönemlerinde kolaylıkla bilet bulabileceğiniz ve 2,5 saat gibi kısa sürede ulaşım sağlayabileceğiniz güzel bir gezi rotası.

Berlin Tegel Havaalanı’ndan Şehre Ulaşım:

Ben HAYATIMDA böyle KÖTÜ havaalanı görmedim! Yahu sen Berlin’sin! Almanya’nın başkenti, kendine gel. Köy otobüs terminalinden hallice bir havaalanı yapmışlar, uçaktan çıkışta direkt pasaport sırasına, oradan da bagaj kuyruğuna geçiyorsunuz, aşırı komik!

Bu havaalanının çıkışında 128 nolu otobüse binip U Kurt-Schumacher-Platz istasyonunda inip metroya yani U-Bahn’a aktarma yaparak istediğiniz her yere ulaşabilirsiniz.

Berlin Şehir İçi Ulaşım konusunda harika! Haliyle metro sistemi aşırı eskilere dayandığından şehrin A, B ve C bölgelerine giden metrolar (U-Bahn) ve dışarıdan giden tramvay tipi S-Bahn’lar her türlü işinizi çözer. Tek yön bilet turistik bölgeleri kapsayan A ve B lokasyonları için 2,70 Euro. Günlük bilet ise 7 Euro. Biz bir gün günlük bilet aldık, bir gün kaçak bindik. Kaçak binmek burada yaşayan insanların kolay kolay yapmadığı bir şey tabii ama turistler ucuza gezmek için her yolu deniyor! Yakalanırsanız cezası 60 Euro. Tercih sizin! Biz kontrole hiç denk gelmedik ama kapılar kapandığı anda içeride siviller belirip kontrole de başlayabiliyormuş.

Berlin Gezi Bütçemiz / Maliyet

  • Uçak Bileti: 900 TL – THY kampanyası ile kişi başı 450 TL’ye bilet almıştık
  • Konaklama: 1445 TL (230 Euro) – 3 gece çift kişilik oda
  • Yeme İçme: 190 Euro
  • Şehiriçi Ulaşım: 25 Euro – 2 kişi metro biletleri (1 gün kişi başı 7 Euro’ya günlük bilet aldık, bir de havaalanı gidiş ve dönüşte tekli bilet aldık)

Özetle, 4 gün 2 kişi Berlin gezi maliyetimiz toplam 600 Euro, o günkü kur ile 3660 TL. Bu seyahatte çok açtı gözümüz ne istediysek yedik içtik. Noel zamanı olunca konaklama da normalde tercih ettiğimizden yüksek oldu. Tüm bunlara rağmen bu bütçe fena olmamış.

Berlin Gezilecek Yerler – Berlin Gezi Duraklarınız

Brandenburg Kapısı: Unter Den Linden caddesinden aşağı sallandığınızda karşınıza çıkacak Berlin simgesi şehre hoş geldin demek için güzel bir başlangıç noktası.

Reichstag: Brandenburg Kapısı’ndan devam ettiğinizde parlamento binası Reichstag karşınıza çıkacak. Buraya giriş ücretsiz olmasına rağmen elinizi kolunuzu sallayarak giremiyorsunuz çünkü randevu zorunlu. İnternetten almadıysanız karşı caddedeki kulübeden alabilirsiniz ama Berlin manzarası izleyebileceğiniz cam kubbede gezmek için bu binaya girmek istiyorsanız işinizi şansa bırakmadan randevunuzu alıp gidin derim.

Parlamento Binası

Alexanderplatz: Aslında Berlin’de yaşayan arkadaşlarımızdan öğrendik ki burası bizim Taksim Meydanı gibi çok turistik olsa da her daim tekin değilmiş. Biz Noel konseptli halinden çok memnun kaldık, normal şartlar altındaki güzelliği için garanti veremiyorum. Lakin buranın yakınlarındaki Dead Chicken Alley isimli duvarları bol bol grafitili sokağı görmeli, içindeki mekanlar hoşunuza giderse soluklanmalı, güzel fotoğraflar çekmelisiniz.

Dead Chicken Alley

AquaDom: Alexanderplatz’a kadar gitmişken güzel bir akvaryum görmek isterseniz gizlice Radisson Blu oteline müşteri gibi girebilir ve müşterilerin kartla çalıştırabildiği asansörlere dalarak bu akvaryumu ücretsiz görebilirsiniz! Yaşasın mini çakallık!

Müzeler Adası: Alexanderplatz sonrası birbirinden güzel Müzeler Adası’na adım atın ve başta Berlin Katedrali olmak üzere ilgi alanınıza göre gezmek istediklerinizi seçin! Peki en ünlüsünün Bergama Müzesi olması? 

  • Berliner Dom (Berlin Katedrali)
  • Bergama Müzesi
  • DDR Museum ve niceleri! Berlin’de müze çok da hepsini gezmeye vakit yok!

Checkpoint Charlie: Dünyanın en yalan turistik meydanı bence ama çok popüler. Müze, fotoğraf çekilebileceğiniz askerler (yapmayın öyle şeyler) gibi çeşitli atraksiyonlar var. Görmeden dönmezsiniz zaten.

Potsdamer Platz: Noel pazarı var diye gittik ama pazar küçük çıkınca bizi çok tatmin etmedi. Burası aynı zamanda Avrupa’nın ilk trafik ışıklarına ev sahipliği yaptığından adı bilinen bir meydan.

Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı: Yine vakit ayıramadık ama Almanya dendiğinde Yahudi Müzesi, anıtlar ve tabi kamplar mutlaka bir kere de olsa ziyaret etmeniz gereken yerler. Ben bir 10 yıl önce Nazi kampı gezmiş, çok etkilenmiştim. Tecrübe etmek isteyenler seyahatine böyle bir gezi ekleyebilir. Zira Sachsenhausen Toplama Kampı Berlin’den 35 km uzaklıkta.

East Side Gallery: Komünist Doğu Berlin’in, insanların demokratik Batı Berlin’e geçmesine engel olmak için bir gecede ördüğü duvar, insanlığın utanç kapısı Berlin Duvarı’ndayız. Duvar tabii 1989’da yıkıldı ama kalan kısmına sanatçılar eserler bırakmış. 1,5 km uzunluğundaki yol adeta açık hava galerisi. En popüler fotoğraf durağı ise barışı simgelemek için öpüşen başkanların duvarı.

East Side Gallery

Kurfürstendamm: Alışveriş yapmak isteyenlerin durağı burası. Bizim seyahatlerde çok ilgi alanımız olmadığından vakit ayırıp gitmedik.

Großer Tiergarten: Şehrin en büyük en güzel parklarından. Biz Aralık’ta gidince keyfine varamadık ama eminim güzel havalarda çok güzel vakit geçirebilirsiniz.

Berlin Noel Pazarları

Berlin’de yüzlerce Noel pazarı var. Tabii ki hepsine gidemedik ama sizin için en güzel 3 pazarı seçtik. Gönül rahatlığı ile gidip bolca sosisli sıcak şarap ikilisi ile kendinizi mutlu edebilirsiniz.

Özetle fiyatlar: Sıcak şarap 3,5€, sosisli 3,5-4€.
1 – Gendarmenmarkt: Şehrin en gözde Noel pazarı, Checkpoint Charlie’ye çok yakın ve merkezi konumda. İçerisi tahta kulübeler yerine beyaz çadırlarla dolu. Genelde pazar gezmek ücretsizken buranın girişi 1€ ama ona rağmen çok kalabalık.


Gendarmenmarkt

2 – Alexanderplatz: Tv kulesi altındaki bu bölge aslında pek nezih değilken Noel zamanı tam Christmas ruhuna bürünüyor. Tahta kulübeler, dev dönme dolap ve buz pateni yapılan pisti ise size görsel şölen sunuyor.

Alexanderplatz

3- Kulturbrauerei: Prenzlauer Berg’de yer alan bu pazar belirgin bir meydanda yer almadığından gizli kapaklı, haliyle içerisi turist kaynamıyor. Eski bir bira fabrikası içinde olduğundan mistik bir havası da var. Biz çok sevdik; iyi ki tacolarına bayıldığımız Meksika restoranı Maria Bonita dönüşü keşfetmişiz!

Berlin Yeme İçme Önerileri

Berlin’e geldiğinizde mutlaka denemeniz gereken kafeler!

House of Small Wonder: Botanik bahçesinden fırlamış, Japon felsefesi güden, bayılacağınız bir mekan. Kahvaltı için süper seçim. Günün çorbası ve akdeniz & ıspanak salatası eşliğinde servis edilen Avokado tost lezizdi. Bu mekanda kredi kartı geçmiyor ve 100 Euro’nun üzerinde banknot da kabul etmiyorlar. Ona göre hazırlıklı gitmenizi tavsiye ederim.

The Barn: İnanılmaz lezzetli bir kahve içmek isteyenler buraya! Baristalara kendinizi bırakın ve kendi tarzlarında demledikleri Kenya kahvesinin tadını çıkarın.

Barn

Five Elephant: Her yanı dünya haritaları ile dekore edilmiş, Neukölln bölgesindeki bu mekanın kahvesi aşırı karakteristik, keyif dolu bir yer.

Five Elephant

Die Espressonisten: Giderayak keşfettiğimiz kütüphane tasarımlı bu kafe Berlin’de yaşasam gelip bütün gün blog yazıp, sade tasarımı ve lezzetli kahvesi ile huzura ereceğim bir mekan!

Cafe Einstein: Buna mutlaka diyemeyeceğim sadece kahve kruvasan için bir sabah kahvaltısına gitmiştik ama kahvaltıya para harcamak istesem baya güzel seçenekler var gibiydi. Dileyenler Unter den Linden şubesinde güne başlayabilir.

Berlin’de mutlaka yemeniz gerekenler!

Mustafa’s Gemüse Kebap: Yurtdışında yiyeceği en son şeyin döner olacağını sananlar, çok yanılıyorlar. Mustafa’nın metro çıkışındaki minnacık büfesi önünde kuyruklar oluşturuyor, bence hakkını da veriyor. Biz Pazar 12:00 gibi gidince gram sıra beklemedik ama herkes genelde 3 saat sıra beklemekten bahsediyor. Kötü diyenler olmuştu ama bence kesinlikle lezzetli. Türk mutfağı deyince bir de Hasır restoran varmış, onun da adını pek duyduk.

Biz geldiğimizde bu kadar bile sıra yoktu!

Curry 36: Almanya’da sosisli her yerde tamam ama körili sosis Berlin’den çıkan bir şey. Bu sebeple bu tadı yerinde denemelisiniz. Bu 36 numara Mustafa’nın hemen yanında ama şehrin birçok yerinde farklı numaralarda şubeler var. Olay sosisin kesilip tabakta bol ketçap ve köri ile servis edilmesi. Ketçap domates sos gibi olduğundan yoğunluğuna rağmen rahatsız etmiyor.

Burgermeister: Allah’ını seven üzerine buranın hamburgerini atsın, daha da yiyemeyiz böylesini! Köprü altında bir büfe sizi o kadar şaşırtacak ki devasa hamburgeri ve erimiş peynirle kaplı patatesi rüyalarınızdan çıkmayacak. East Side Gallery sonrası gidecek şekilde plan yapın derim.

Burgermeister

Maria Bonita: Gittiği her ülkede Meksika restoranına gitmezse aç kalacakmış gibi hissedenler burada mı? Değilse de buraya gidip taco yiyin ve buzlu margarita için. Zaten Google’a “Best Mexican Restaurant in Berlin” yazında karşınıza ilk Bonitacığım çıkacak! Bu arada ortam aşırı salaş, kallavi bir yer beklemeyin.

Maria Bonita

Berlin’de uğramanız gereken biracılar!

Mikeller: Zaten Kopenhag’da deneyip, San Francisco’da bulunca çığlık atıp hasret giderdiğimiz aşırı leziz Danimarka birası bizi nasıl mutlu etmez? Çocuklar gibi şendim!

Mikeller’de Yumyum’umun doğum gününü kutladık!

BrewDog: Almanya’ya kadar gelmişken insan güzel draft bira içmeliyim sorumluluğuna giriyor. Tam da bu noktada dünyanın en tatlış tasarımlı menüsü barın üstünde o cool lukta dururken hem de IPA’lerin tadı damağımda kalmışken burayı nasıl sevmem!

Berlin Gece Hayatı

Her seyahatte olduğu gibi uykuya ve yaşımıza yenik düşerek sevgi dolu yatağımızda mışıl mışıl uyuduk! Ne hayallerim vardı Berlin’de gece kulüplerinde kopacağım diye ama sanki 12’de külkedisine dönüşüyormuşum gibi seyahatlerde günde 20 kilometre yol yürümekten gece yarısından sonra hayat benim için bitiyor. Araştırmalarım boşa gitmesin bildiğim ve duyduğumu iletiyorum. Denemediğimden kefil değilim ama Berlin Gece Hayatı için konuşulanlar şöyle:

  • Berlin’de 24 saat bitmek tükenmek bilmeyen bir gece hayatı var.
  • Mesela Pazar öğlen 13:00’da partilemek isterseniz içeride gece gündüz olduğu anlaşılmayacak tekno müzik yapan mekanlar var.
  • Özellikle adıyla nam salmış mekanlar sizi sabah 5’te kapıda 3 saat bekletip sonra da hiçbir sebep göstermeksizin içeri almayabilir. İçeri girebilmeniz tamamen onların seçimine kalmış,
  • İçeri giriş için elinizdeki bariz tek koz kıyafet. Topuklu ayakkabılı süslü bir kız olmak yerine siyah giyen hispter bir kız olabilirsiniz mesela. Ya da marjinal ne geliyorsa aklınıza, giyin file çorapları gelin!
  • Bazı kulüpler herhangi bir insanın inanmasa da bildiği, duyduğu, öğrendiği ahlak kavramından epey uzakta yer alıyor. Mesela vestiyerde pantolon çıkarıp içeri girebileceğiniz mekanlar var. Tek sınır hayal gücünüz!
  • En popüler, en çok duyduğum mekan isimleri ise şöyle: Berghain, Kit Kat, Tresor.
  • O zaman yansın geceler!!!

Nasıl Bu Kadar Çok Geziyorum yazım için tıklayın.

Yurtdışına İlk Defa Çıkacaklara Tavsiyeler yazım için tıklayın.

Ucuz Uçak Bileti Nasıl Bulunur yazım için tıklayın.

10 Soruyla Bir Seyahat Nasıl Planlanır yazım için tıklayın.

Seyahat Etmenin – Hobi Paylaşımının İlişkiler Üzerine Etkisi yazım için tıklayın.

Sizinle tüm tecrübelerimi paylaşarak seyahatinizin mükemmel olması için elimden geleni yapmaya çalıştım! Tüm sorularınızı ve yazımla ilgili yorumlarınızı aşağıda yorum kısmına bırakırsanız beni çok mutlu edersiniz.

Beni ve daha birçok fotoğrafımı instagram ve facebook adreslerimden takip edebilirsiniz.

Bunları da sevebilirsiniz...

Leave a Comment